İkinci Perde

Daha önce de söylediğim gibi bu sayfa keyfime bağlı gelişeceğinden uzun bir süre kendi halinde durdu öylece. Sağolsunlar birkaç dost ilgilendi, beni iteklemeye çalıştı ama nafile gayretler. Yıkanıp, üzerimdeki ataletten temizlenmedikçe, bu şekilde devam eder bu sayfa…

…diye düşünüyordum. Sonra “olmaz” dedim. Başlamak lazım, bırakmamak lazım, mutlaka devam etmek lazım. Önce siteyi uçurdum, sevgili dostum Mehmet (cfq) yardım etti ve site ayağa kalktı yeniden. Elim değmişken temasını da değiştirdim. Daha güzel oldu sanırım, yorum yaparsanız anlarım.

Başlangıçta 10-12 hikaye olarak kurguladığım ama sonradan tek bir roman haline çevirmeye karar verdiğim “İçimdekiler” başlığı altında duran taslak yazı, bu sitede daha fazla devam etmeyecek. Zaman zaman gelişmelerle ilgili bilgi veririm belki ama o benim için önemli ve sahipsiz sanılmasına gönlüm el vermiyor, sürekli yazmak da bu aralar pek kolay değil. Bu sebeple mevcut haliyle kalacak sitede…

Siteye bugün 15 – 16 yaşımda yazdığım şiirlerimin bende kalanlarını koyacağım. Temize çekerken gördüm ki, o yaşlarda yazılanlar, yazım tarzı açısından bu yaşlarda beğenilmiyor. Uzun bir süremi Fransız sembolistlerine adamıştım, dilinin biraz fazla karanlık olması bundandır. Her türlü tepkiye açığım, kabul, ben kaşındım. Ama daha ne kadar not defterlerinin içinde kalacaklardı ki…? Ara sıra şiir yazmak istersem onları da eklerim, hatta bir tane yazmıştım onu ekleyeyim.

Ayrıca çeşitli konularda denemeler yazarak, siteyi geliştirmeye çalışacağım. Kısa bir süre içinde 1-2 tane eklemiş olurum. (yalan)

Şimdilik bu kadar, yeniden harekete geçiyorum. Çok severim zaten başa dönmeyi…

Yalandan Delilik – Prologue

Merhaba,

Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa ilk “yazı” diyebileceğim yazımı ortaokulda, bir yılbaşı kompozisyonu olarak yazmıştım. Pek fena sayılmazdı. Sonrasında yoğun olarak lise ve üniversitede devam etti; sevdiğim kadınlar sağolsunlar. Askerlikte buhranlarımla büyüdü. Dönünce de üretilmeyen, o durgun ve uzun süre içinde yutuldu. Kadim dostum RAji ile üzerimizdeki pası atmak adına birşeyler yazmaya karar verdiğimizde doğrusu hiç böyle bir site düşünmemiştik. “Bilimkurgu romanları yazalım, kesin tutar, ordan hooop senaryolaştırır sinemaya zıplarız, ikinci kitap, üçüncü kitap, dizi falan derken, yırttık kefeni kardeşim” şeklinde herhangi bir vadede oluşması imkansız hayaller geçiyordu aklımızdan. Delirmeye başladığımızı farketmemizde işte o dönemlere rastlar. Sürekli iniş, kımıldanma diyebileceğimiz çıkışlarla dolu hayatımızda delirmek aslında çok da beklenmeyen bir durum değil bizim için. Akıl sağlığımızı kaybetme endişesi doldurunca beyni, “dur” dedik düşünmeye. İşte yalandan delilik bu şekilde ortaya çıktı.

Yalandan delirebilenlere ait, eğlenebileceğimiz bir alan yaratmak niyetindeyiz. Delilik nöbetlerimize ortak olmaları için okuyucuları da katılımcı olarak bu alanın içinde görmek isteriz, kapılarımız sonuna kadar açık. Tatmin beklentisiyle başlayan bir hareket olduğu için çok iddialı birşeyler beklenmesin, eğlenelim yeter. Su yolunu bulur.

Önce sitenin görselini değiştireceğiz, sonra içeriği gelişmeye başlayacak.

Sanırım yalandandelilik için çok akıllı bir giriş yazısı oldu :)